Artsay Röportajı: Biyolojik Göletlerin Geleceği ve Uluslararası Projeler

Artsay Röportajı: Biyolojik Göletlerin Geleceği ve Uluslararası Projeler

Bu röportaj, biyolojik gölet sektöründeki gelişmeleri ve Artsay'ın vizyonunu aktarmak amacıyla hazırlanmıştır.

Röportajı Gerçekleştiren: Ayşe Demir (Editör)

Bugün biyolojik gölet ve doğal su sistemleri alanında Türkiye'nin önde gelen firmalarından Artsay'ın Kurucusu İbrahim Sayın ve Özbekistan Bölge Müdürü Mustafa Güngör ile bir araya geldik. Kendilerine sektörün geleceğini, uluslararası projeleri ve biyolojik göletlerin neden giderek daha fazla tercih edildiğini sorduk.

Soru: Son yıllarda biyolojik göletlere olan ilginin hızla arttığını görüyoruz. Bunun temel sebebi nedir?

İbrahim Sayın:

İnsanlar artık yalnızca estetik görünen su yapıları istemiyor. Aynı zamanda sürdürülebilir, çevre dostu ve uzun ömürlü sistemler talep ediyorlar. Biyolojik göletler, doğal ekosistem prensipleriyle çalıştığı için hem çevreye duyarlı hem de kullanıcılar için daha sağlıklı yaşam alanları sunuyor.

Özellikle son yıllarda doğal yaşam alanlarına duyulan ilginin artmasıyla birlikte biyolojik göletler villa projelerinde, otellerde, kamu alanlarında ve büyük peyzaj projelerinde önemli bir tercih haline geldi.

Soru: Artsay'ı sektörde farklı kılan en önemli özellik nedir?

İbrahim Sayın:

Biz projelere yalnızca bir gölet olarak bakmıyoruz. Her projeyi kendi ekosistemi olan bir yaşam alanı olarak değerlendiriyoruz.

Bir biyolojik göletin uzun yıllar boyunca sorunsuz çalışabilmesi için filtrasyon sistemleri, su sirkülasyonu, biyolojik denge ve mühendislik hesaplarının doğru yapılması gerekir. Artsay olarak estetik tasarımı güçlü mühendislik altyapısıyla birleştiriyoruz.

Bugüne kadar Türkiye ve Özbekistan'da farklı ölçeklerde çok sayıda biyolojik gölet projesi gerçekleştirdik. Özellikle Özbekistan'daki büyük ölçekli uygulamalarımız, millet bahçeleri ve yaşam alanlarında hayata geçirdiğimiz projeler bize önemli bir deneyim kazandırdı.

Tamamladığımız projelerde önceliğimiz her zaman sürdürülebilirlik, düşük işletme maliyeti ve uzun vadeli performans olmuştur.

Soru: Özbekistan'da gerçekleştirdiğiniz projeler oldukça dikkat çekiyor. Bu süreç nasıl başladı?

Mustafa Güngör:

Özbekistan son yıllarda büyük yatırımların yapıldığı ve peyzaj projelerinin hızla geliştiği bir ülke haline geldi.

Artsay olarak bölgede gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde önemli bir deneyim kazandık. Özellikle Hiva'da gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 16.000 m² büyüklüğündeki biyolojik gölet projesi ve Dormon bölgesindeki biyolojik gölet ve yüzme havuzu uygulamalarımız, bölgedeki uzmanlığımızın önemli örnekleri arasında yer alıyor.

Bu projelerde farklı iklim koşullarına uygun filtrasyon sistemleri geliştirdik ve büyük hacimli su kütlelerinin uzun vadede berrak kalmasını sağlayan çözümler uyguladık.

Bugün Özbekistan'da tamamladığımız projeler yalnızca teknik başarı değil, aynı zamanda uluslararası ölçekte güvenilir bir marka olduğumuzun göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Soru: Büyük ölçekli biyolojik gölet projelerinde en büyük zorluk nedir?

Mustafa Güngör:

Alan büyüdükçe sistemin karmaşıklığı da artıyor.

Özellikle 5.000 m², 10.000 m² ve üzerindeki biyolojik göletlerde suyun her noktasında dengeli sirkülasyon sağlamak, filtrasyon kapasitesini doğru belirlemek ve uzun vadede su kalitesini koruyabilmek ciddi mühendislik deneyimi gerektiriyor.

Hiva ve Dormon projelerinde olduğu gibi büyük hacimli sistemlerde hidrolik hesaplar, filtrasyon tasarımı ve ekipman seçimi projenin başarısını doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle büyük projelerde yalnızca ekipman seçimi değil, mühendislik ve biyolojik sistem tasarımı da büyük önem taşıyor.

Soru: Biyolojik gölet yaptırmak isteyen yatırımcılara tavsiyeniz nedir?

İbrahim Sayın:

Öncelikle referans projelere bakmalarını tavsiye ederim.

Bir biyolojik gölet ilk yıl güzel görünebilir. Asıl önemli olan sistemin beş yıl sonra da aynı performansı gösterebilmesidir.

Bu nedenle yatırımcıların sadece ilk maliyete değil, uzun vadeli işletme maliyetlerine, kullanılan ekipmanların kalitesine ve uygulayıcı firmanın tecrübesine dikkat etmeleri gerekir.

Soru: Artsay'ın bugüne kadar gerçekleştirdiği projeler arasında sizin için en özel olanlar hangileri?

İbrahim Sayın:

Her projenin bizim için ayrı bir değeri var. Ancak özellikle Özbekistan Hiva Biyolojik Gölet Projesi, Dormon Biyolojik Gölet ve Yüzme Havuzu Projesi, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi, Özbekistan Zangiota-ZamZam, Samarkand İmam Buxori Projesi ve çeşitli millet bahçesi projeleri hem mühendislik ölçeği hem de çevresel katkıları açısından bizim için önemli kilometre taşları oldu.

Bu projeler sayesinde yalnızca estetik açıdan değil, sürdürülebilirlik ve doğal yaşamın desteklenmesi açısından da örnek uygulamalar ortaya koyduğumuza inanıyoruz.

Soru: Artsay'ın gelecek hedefleri nelerdir?

Mustafa Güngör:

Türkiye ve Özbekistan'daki faaliyetlerimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz.

Önümüzdeki dönemde biyolojik göletler, biyolojik yüzme havuzları, doğal su sistemleri ve sürdürülebilir peyzaj projeleri alanında yeni yatırımlar planlıyoruz.

Amacımız yalnızca proje üretmek değil, aynı zamanda doğayla uyumlu yaşam alanlarının yaygınlaşmasına katkı sağlamak.

Soru: Son olarak okuyucularımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

İbrahim Sayın:

Geleceğin yaşam alanları doğayla uyum içinde tasarlanacak.

Biyolojik göletler yalnızca dekoratif su yapıları değil, aynı zamanda sürdürülebilir yaşamın bir parçasıdır. Biz Artsay olarak her projede doğaya saygıyı, mühendislik kalitesini ve uzun ömürlü çözümleri bir araya getirmeye devam edeceğiz.